bi küsüyoruz, bi barışıyoruz...bi daha küsüyoruz, bi daha barışıyoruz... yine küsüyoruz, yine barışıyoruz..... bu uzaklar yaramadı bize, insan gibi konuşamıyoruz...
benim en çok sevdiği yanım olan sakin duruşumu kaybedip sürekli bağrındığımı söylese de, tüm bunların nedeninin aslında benle ilgilenmemesi olduğunu henüz kavrayamadı kendileri...
son 1 hafta... benle sanki mecburiyetten konuşuyormuş gibi bi tavır takınıp, sorularıma cevap bile vermiyor,sonra da benle dalga geçiyor. iletişim kurabilmeye çalıştığımız dakikalar boyunca da başka şeylerle uğraşıyor..
annemin evde olmaması nedeniyle bi süreliğine hem esnaflık, hem ev gadınlığı hem de babamın tembelliği benim üstüme kaldı. hem ekmek parası kazanıp , eve gelip yemek yapıp, gece 10 a kadar da kursta olmam nedeniyle pestilimin çıktığını anlatıyorum. saat 23:30 daki buluşmamıza 15 dk rotarlı teşrif ediyor. uyku gözlerimden aktığı halde bunu sorun bile etmiyorum. ama o napıyoo... sen soruyorum, o dalga geçio, ben yine soruorum o duymamış gibi yapıo... sonra da bi bakıorum beni görmeyen duymayan adam başkalarıyla yazışıyo, bi de sırıtıp duruyo... ben neyim sanki ,dış kapının mandalı.....
sonrasında sinir katsayımın zıplaması, benim de ses tellerimin sapıtmasına neden oluyo veee.... keşke uyusaydım demeye başlıyorum, e bi de bunu dışımdan söyleyince yine günlerce susuyoruz....
eskiden olsa Karga'da otururp bi kaç bira içer, sallana sallana ewin yolunu tutar,sabaha kadar ağlardım. işini, ewini, arkadaşlarını, özgürlüğünü ,hayatını, son olarak da sevdiceğini kaybetmiş biri olarak artık depresyon ilacına başladım.
uyuyamıyorum, gece uyku tutmuyo.... uyanıyorum sabah,uyuyorum tekrara, sonra yine uyanıyorum,,sonra da uyanamıyorum uykudan... gözlerim hep şiş, ama ağlamıyorum,,,
bi şişeşarabım var, otuturp tek başıma içsem mi, sonra da içip içip sabaha kadar ağlarım...
olmuyo işte, arada binler km, kıta ,okyanus olsa bile huylu huyundan vazgeçmio. eşeğe altın semer vuruyosun ama eşek aynı eşek olarak hayatına devam ediyo,sen altınını kaybettiğinle kalıyosun.
ama tanıyorum ben bu adamı. iki çemkirsen hemen kayıplara karışıyo, sen bin defa arıyosun ama açmıo o telefonu. "al o telefonu götüne sok" demek istiyosun da diyemiosun bunu da ...
o kadar bağlanmışım ki hep hayatımda var olsun istiyorum...
o kadar hayal etmişim ki gerçek olsun istiyorum...
bütün gün sokakta oynadıktan sonra terleyip ,pis tekeler gibi kokan 7 yaşındaki kuzenim yıkanmayı reddeder. babası uzun uğraşlar sonunda sinirleri zıplamış bi şekşlde yanımıza gelir.
bak emirhan karar ver seni annen mi yıkasın, babaannen mi, halan mı , ayben mi?
kuzeni gevrek gevrek gülerek beni işaret eder, 'ayben yıkasın, hem memelerini görürürm '
aynı kuzen ertesi gün birden bire boş girdi, sonra da ağlamaya başladı,
5. dereceden 15 bilinmeyenli bi gelecek ile Amerika kıtasında hayatına devam etmekte olan sevdiceğim, kendisine yönelttiğim her soruyu ,ona laf sokma olarak algılamaya başladı. şu an cidden onun gözünü oymak gelio içimden...
öğlen her zamanki konuştuğumuz saatte nete girdim, gelmedi, arada 8 saat gibi bi fark olduğu için sabahın köründe uyanamamıştır die düşündüm ve hiç üstünde durmadım.
akşam nete girdim.çağrı attım o da gelsin die. bi baktım kameradan, uykulu uykulu yatıo tosbağa. uykusu vardır,mayışmıştır die sesimi çıkarmadım yine. zaten 15 dk durdu en fazla 3 kelime yazdı..yarım saat uyucam dedi. o dedim.
sonra uyanmış bizimki, açtı yine neti. bu defa da konuşmuo.öle bakışıoruz sadece. daha doğrusu ben onunh donmuş görüntüsüne bakıp iç geçiriorum, o da bişilerle uğraşıo heralde. e bi müddet sonra sıkıldım tabee. "orda kalma süreni uzatabilicek misin " " birazdan okula mı gidiceksin" cümlelerini kurduktan sonra baktım ki gayet sinir stresli cevaplar alıorum.
yine bi göz oyma operasyonuna girişmek geldi içimden ama evvela bi yaaaaaaaaa sabırrrr çektim ve gayet sakin beklemeye devam ettim. baktım ki ben devam ettikçe beklemeye o donuk bakmayı sürdürüo, ses sada yok. bu böyle gitmez deyip " istersen işin bittikten sonra konuşalım" deme gafletinde bulundum.
yok çok üstüne geliiomuşum, yok sinirliymişim, ondan ne bekliomuşum, orda bissürü şeyle uğraşıomuş.
e sinir katsayımda bi fırlama oldu o anda. bu erkek organiği ne garip yaratık yarebbiiimm....
bu aralar behzat ç. ye adamışım zati kendimi , önüme gelene " sırıtma lan" deyip 2 çakasım var.
annesi ankara kedisi, babacığı van kedisi olan bi yavru getirmek üzereyim eve. yavrucuklar dişiyse bi tane alıcam. bakalıım 2 yavru anlaşabilicek mi? bahçedeki 3 yavru kediyi de besliyorum. kendimi yalnız, bekar ,yaşlı ,zayıf ,ewinde 15 kedisi olan, sokak kedilerine de kucak açan teyzelere benzetmeye başladım. sonum nolur bilemiyorum.
zaten sevdiceğim de ağustosa kadar gurbet ellerde kalmayı planlıomuş. ben de artık kırk yılın başı bulduğum düzgün bi erkeği amerikalı hatunlara kaptırıp bi tarafıma kına yaktırırım. 5 kedi daha alırım. mutlu mesut yaşarım.
babaannemim 85 yaşındaki ablasını ziyarete gittim bu gün. tutturdu nie hala evlenmiosun. bu yaşta onu bunu beğenmiomuşuz sonra evde kalırmışız falan felan. sanki evlenme teklifi aldım da ben yok olmaz diyorum.