sabahın kör bi vaktinde pisinin miyavlaması bi taraftan , tavıkların bıgbıgbıglaması bi taraftan uyku bana haram die düşünüp sıcacık aytağımdan doğruldum. bi de baktım pisinin yemeği var, keyfi yerinde ,tek derdi sıcacık yatağıma sırnaşmak. yemezlerrrr dedim ve tavık vıkvıklamasına odaklanmaya karar verdim. bi de ne göriiiimm ... dün akşam kümeslerine girmeyi reddeden özgür ruhlu tavıkların bi denesi, kuzu gibi bi köpeğin ağzında yolunmakta. bizim bahçeye giren kuzudan büyük, eşekten küçük boyuttaki köpek azmanları özgür ruhlu tavıklarımızı zai etmişller. tabiki durumdan korkan ben hemmenn annemi uyandırıp duruma el koymasını sağladım. köp
eklerden kurtulduk ama annemin tavuklar sizlere ömür. bizim bahçedeki köpek de korkudan pısmış kulübesine hiiiç sesi çıkmıo. ben olsam ben de aynısını yapardım valla. yoksa tavıklardan biri yenine beni miğdelerine indirebilirlerdi.
neyyyyyseeee hazır uyanmışken sevdiceimden haber var mı diye açtım bilgisayarı. benimki amerikalardan telefon numarası almış,aradım ama kullanılamıodu maaaalesseefff...
ben naptım pekiii, kısa bi mail ile durumu bildirip,sıcacık yatağımda uyumaya devam ettim. zaten öğleye doğru anca uyandım.
sonra da misafirler felan yemek pozisyonlarına giriştik. yemeğin ortasında bi telefon sesiyle irkildi. sevdiceğim teee amerikalardan arayıp halimi hatrımı sordu. malum saat farkı var arada. sabahın kör vaktiymiş oralarda. bakalım Allah baba sonumuzu hayretsin.
şimdilik bu kadarrrrr
yarın pazartesi, esnaf arkadaşlar beni bekler