5 Kasım 2010 Cuma

ağustos mu dedin !?!

şu benim amerikadaki sevdiceğim kendilerinden beklemediği bi performansla telefon edip, dün gece iiyi geceler dileklerini iletti. maşşallah her gün telefon konuşması yapıyoruz, artık msnde konuşmaya da başladık. gerçi kamera açıp daha çok bakışıyoruz, ben de ağzından cımbızla laf almaya uğraşıyorum ama olsun.
az ve öz konuştuğu için dönüşüyle ilgili küçük bi ayrıntıyı benle paylaşmayı atlamış galiba. gerçi küçücük bi bilgi ama olsun. ağustosa kadar orda kalmayı planlıomuş kendileri. kan beynime sıçradı tabi. daha önce bana söylemişmiş, hatırlamam lazımmı. böle bi şeyi bilio olsan unutur muyum hiç yaaa.... bu ne ...

diyelim ki her şey yolunda gitti. ağustosta döndü sesek, eylül- ekim gibi iş bulsa e biz ne zaman ewlenicez yahuuu... şurda 30 a 3 kalmışken daha ne kadar belicem ben yaaa....

ağlamak istiorum sayın seyirciler.....

3 Kasım 2010 Çarşamba

pisim gaz çıkarıo

biraz pis bi başlık olduğunun farkındayım ama merak ettim ,pisiler gaz çıkarırı mı? ewinde 10 yıl kedi besleyen halam bile ilk kez gaz çıkaran bi kedi gördüğünü söyledi. enteresan tabi...

şu an bu yazıyı çok zor şartlar altında yazdığımı söylemek istiyorum. önce mouse saldırıya uğradı, sonra da klavyenin üzerinde inip kalkan parmaklarım.. saldırı hala devam etmekte..

bu pisi resmen oyun oynuo benle. bi güzel uzanıp keyif yappim diyorum, hooop saçımda. pençelerini saçlarımdan sıyırıp tekrar keyfime döneyim diyorum, hooop yine saçımda.geçen gün resmen bana kafa attı. Tırmalıyo, ısırıyo, kafa atıyo... ben de boş durmuyorum tabi. yerimden doğrulup bi kaç tehdit sayuruyoorum. o sırada  pisicik benim kalktığım yere yayılıp yalanmaya başlıyor, ha bi de uykuya dalıyo sorma gitsin. hanfendinin keyfi bozulmasın die ben yer değiştirmek durumunda kalıyorum.

sonra kucağımda uyumasını iii bilio ,.sırf o uyanmasın die kıpırdamadan durduğumu bilirim ben. tabi insanın nankör bi kedisi olunca uyandığı andan itibaren tırmalamalar, ısırmalar devam ediyor.

bazen de kucağıma çıkıp, bana arkasını dönüp , kuyruğuyla burnumu taciz ediyo..

Allah'ım neydi günahımmm....

1 Kasım 2010 Pazartesi

bu satırları kucağıma yayılmış mışıl mışıl uyuyan pisicik rahatını bozmasın die 2 büklüm yazıorummm

esnaf olmak zor iş vesselam.. Allahtan bizim ekmek teknesini babam açıo da kör vakitlerde uyanmaktan kurtuluorum.  bütün gün hesap kitapla uğraşıp basit bi muhasebe işi yürüttükten sonra da arabamla (burayı vurgulamak istiyorum) ewimin yolunu tutuyorum. arabam kısmını vurguladım çünkü henüz 1 aydır araba kullanıorum. o direksiyona her oturduğumda yanımdakilerin dualarıyla bi irkilip kendime geliorum. sonra arabayı kaldırmak var. bizim buraralda trafik kuralı yerine orman kuralları geçerli. merada salınan danalar misali yayalar yol ortalarında. e ben de şöfer nebahat olduktan sonra iiice küfürbaz olmaya başladım. oturduğum yerden millete bağrınıp duruorum. camlar kapalı da kimse duymuo. yoksa benim gibi 45 kiloluk bi hatunu çırpar çırpar kenara koyarlar vallaha.

yarın bizimkiler doktor kontrolüne bursa yollarına düşücekler. dükkan nöbeti bana kaldı. bi gün tam 12 saat ihtiyaç molası vermeden nöbete sadık kalmışlığım var. idmanlıyım artık.

biraz önce annem geldi, telf aşağıda bırakmışım  o da uzzuun uzuuun çalmramış. normalde telefonlara bakmayan babam benim dokunmatik telefonumu açmayı başarmış. kendisini burdan kutlamak istiorum.

arayan tabiikiii sevdiceğim. teee amerikalardan aramış:)))  tabi şımardım hemen kendi  içimde. ben de geri aradım ama mallum çok yazmasın die az az konuşup bolca mailleşioruz. kendileri büyük performans gösteriolar wallaha, ondan bu kadarını beklemezdım. bana 2.5 yılda 1 tane bile msj atmadı bu adam. bn şaşırmiiim de kimler şaşırsın a dostlar...

hee bu arada sevdiceğim askere gittiğinde ' e tabi arıcak seni, askerde şimdi, askerlik psikolojisi' diyerek laf sokan arkadaşlara da uygun bi kapak mı yollasam bilemiyorum..

31 Ekim 2010 Pazar

pazar misafir ertesi

sabahın kör bi vaktinde pisinin miyavlaması bi taraftan , tavıkların bıgbıgbıglaması bi taraftan uyku bana haram die düşünüp sıcacık aytağımdan doğruldum. bi de baktım pisinin yemeği var, keyfi yerinde ,tek derdi sıcacık yatağıma sırnaşmak. yemezlerrrr dedim ve tavık vıkvıklamasına odaklanmaya karar verdim. bi de ne göriiiimm ... dün akşam kümeslerine girmeyi reddeden özgür ruhlu tavıkların bi denesi, kuzu gibi bi köpeğin ağzında yolunmakta. bizim bahçeye giren kuzudan büyük, eşekten küçük boyuttaki köpek azmanları özgür ruhlu tavıklarımızı zai etmişller. tabiki durumdan korkan ben hemmenn annemi uyandırıp duruma el koymasını sağladım. köpeklerden kurtulduk ama annemin tavuklar sizlere ömür. bizim bahçedeki köpek de korkudan pısmış kulübesine hiiiç sesi çıkmıo. ben olsam ben de aynısını yapardım valla. yoksa tavıklardan biri yenine beni miğdelerine indirebilirlerdi.

neyyyyyseeee hazır uyanmışken sevdiceimden haber var mı diye açtım bilgisayarı. benimki amerikalardan telefon numarası almış,aradım ama kullanılamıodu maaaalesseefff...

ben naptım pekiii, kısa bi mail ile durumu bildirip,sıcacık yatağımda uyumaya devam ettim. zaten öğleye doğru anca uyandım.

sonra da misafirler felan yemek pozisyonlarına giriştik. yemeğin ortasında bi telefon sesiyle irkildi. sevdiceğim teee amerikalardan arayıp halimi hatrımı sordu. malum saat farkı var arada. sabahın kör vaktiymiş oralarda. bakalım Allah baba sonumuzu hayretsin.

şimdilik bu kadarrrrr

yarın pazartesi, esnaf arkadaşlar beni bekler

30 Ekim 2010 Cumartesi

sınav protestosu

sırtımı devlet babaya dayayıp salla başı al maaşı günlerine giriş yapmak için kpss anahtarını doğru kapıda denek gerekiyo tabi. ama ben naptımm koskoca 1 seneyi sevdiceğimsiz geçirmem ve boş vaktimin ol olması bi işaret değilmiş gibi , tüm boşlukları gezip tozuk dost muhabbetleri yaparak geçirdim.

e sonrada kpss yi bitse de gitsek modunda bi sınav olarak değerlendirdim. yarın iptal edilen sınavın tekrarı var ama ben napıcammm tabiki üşendiğim için sınavı  protesto edicemmm

protest kişiliğimle yine huzurlarınızda olmayı planlıyorum:)

başlıyoruzzzz

18'imde düştüğüm istanbul yollarından son işimden kovulduğumda ayrılmak durumunda kaldım. artık orta gelirli ailemle, sadece 3 4 evim ve yüzlerce büyükbaş hayvanın yaşadığı bi merada hayatımı devam ettiriyorum. ayrıca esnaf da oldum hayırlı olsunnnnn....

sosyal ağlardan uzak hayatımda blog oluşturmaya karar vermem biraz ani oldu.. bloglarla ilgili ne biliosun derseniz julie and julia filmindeki kadar başarılı olamam biliyorum ama en azından bi yerden başlamak lazım dimi..

deneme 1 2---

ilk denememde başarısız oldum..kabul ediyorum ama başarmaya niyetliyim. facebook bile kullanamıyor olabilirim ama blog oluşturma konusunda inatçıyımm....